İçeriğe atla
Story Circle
Yazma rehberi

Hikâye nasıl yazılır?

Bir hikâye, bir şey isteyen biriyle o şeye ulaşmasını engelleyen bir şeyden doğar. Yazmaya başlamak için bir fikre değil, bir sahneye ihtiyacın var: birinin bir şeyi istediği ve alamadığı bir an. Gerisi — olay örgüsü, tema, sonlar — o sahnenin peşinden gelir.

Bu rehber, ilk cümleyi yazmaktan bölümü bitirmeye kadar işine yarayacak teknikleri anlatıyor. Hiçbiri kural değil; hepsi çıkmazda kaldığında elini uzatabileceğin araçlar. Bir uygulama kullanmadan da işe yarar.

1

Hikâyenin çekirdeği: istek ve engel

“Ne yazacağımı bilmiyorum” cümlesinin altında neredeyse her zaman şu eksik durur: karakterin ne istediğini bilmiyorsundur.

İstek
Karakterin bu sahnede istediği somut şey. Soyut olan işe yaramaz: “mutlu olmak” bir istek değil; “babasının anahtarını geri almak” bir istektir. Somut istek, sahnenin bittiği anı kendiliğinden belirler.
Engel
İsteğin önündeki şey. En iyi engel bir kötü adam değil, başka bir isteğe sahip başka bir insandır. İki haklı isteğin çarpışması, bir haklının bir haksızla çarpışmasından her zaman daha ilginçtir.
Bedel
Karakterin istediğini almak için vazgeçmesi gereken şey. Bedelsiz elde edilen hiçbir şey okurda iz bırakmaz — bu, tek bir sahnede de bütün bir kitapta da geçerlidir.
Değişim
Sahnenin sonunda farklı olan şey. Bir bilgi, bir ilişki, bir karar ya da bir kayıp. Değişim yoksa sahne değil, betimleme yazmışsındır.

Yazmadan önce bu dördünü tek cümlede toplayabiliyorsan sahneyi yazabilirsin: Nihal, gece vardiyasında yalnız kalmak için amirini oyalar; amir kalmasına izin verir ama karşılığında tarifedeki o tek satırı sorar.

2

Sahne kurmak

Hikâye, bölümlerden değil sahnelerden yapılır. Bir sahne şu dört soruya cevap verir; dördü de eksiksizse sahne ayakta durur.

  1. Kim ve nerede?

    Sahnenin kimin gözünden anlatıldığını ilk paragrafta belli et. Mekânı üç ayrıntıyla kur, otuzla değil: bir ses, bir koku, bir nesne. Okurun geri kalanını kendi kafasında tamamlaması senin lehine çalışır.

  2. Ne istiyor?

    Karakter sahneye bir amaçla girmeli. Amaçsız giren karakter sahneyi gezdirir, ilerletmez. Amaç küçük olabilir — bir soruyu sormak, bir odadan çıkmak — ama olmalı.

  3. Ne engelliyor?

    Engel sahnenin motorudur. İstenen şey hemen elde ediliyorsa sahne bitmiştir; o hâlde sahneyi engelin ortaya çıktığı yerden başlat.

  4. Ne değişti?

    Sahnenin sonunda karakter bir şey öğrenmiş, kaybetmiş ya da karar vermiş olmalı. Hiçbir şey değişmediyse sahneyi silmek metni kısaltmaz, hızlandırır.

Pratik kural: sahneyi olabildiğince geç başlat, olabildiğince erken bitir. Kapıdan girişi, merhabalaşmayı ve oturmayı atla; işin başladığı yerden başla. Sahne kapanışında da son cümleyi bir önceki paragrafta bulacağın çok olur.

3

İlk cümle

İlk cümlenin işi etkilemek değil, okuru ikinci cümleye geçirmektir. Bunu en kolay yolla yapar: somut bir şey söyleyerek.

İşe yarayan açılışlar

  • Bir eylemin ortası: kimse tanıtılmadan bir şey oluyor.
  • Tuhaf ama somut bir olgu: okurun “nasıl yani” demesini sağlayan bir cümle.
  • Bir sesin ilk cümlesi: anlatıcının kim olduğunu tonundan anladığın bir giriş.
  • Zaman ve yerin tek cümlede kurulması: “Nihal gece on birde başlardı.”

Üç yaygın tuzak

  • Hava durumu. Yağmurla başlayan cümle, okura hikâyenin henüz başlamadığını söyler.
  • Uyanmak. Alarmla başlayan sahne, günün asıl olayına gelene kadar üç paragraf harcar.
  • Geçmiş özeti. Okur, kimi olduğunu bilmediği birinin geçmişini merak etmez. Önce şimdiyi göster.
4

Diyalog

  1. Konuşma bilgi taşımaz, istek taşır

    İki karakterin okura bilgi vermek için birbirine zaten bildiği şeyleri anlattığı diyalog, en çok yakalanan yazarlık hatasıdır. Karakterler birbirinden bir şey isterse bilgi zaten sızar.

  2. Alt metin: söylenmeyen şey

    İnsanlar “sana kızgınım” demez; saati sorar. Bir diyaloğu canlandırmanın en hızlı yolu, karakterin asıl derdini söyletmemek ve konuşmayı başka bir konu üzerinden yürütmektir.

  3. “Dedi” yeterlidir

    “Diye hayıflandı”, “diye kükredi” gibi eylemler cümlenin işini yapmaz, sadece dikkat çeker. Okur “dedi” kelimesini görmez. Tonu, konuşmanın kendisi taşımalı.

  4. Sesler ayırt edilebilir olsun

    İki karakterin repliklerinden isimleri sil; kimin konuştuğu hâlâ anlaşılıyor mu? Anlaşılmıyorsa birine daha kısa cümleler, ötekine bir alışkanlık ver.

  5. Kesintiyi kullan

    Gerçek konuşmalar düzgün sıralanmaz: insanlar sözü keser, soruyu cevapsız bırakır, konuyu değiştirir. Bu üç hareket, sayfadaki diyaloğu anında canlandırır.

5

Göstermek ve anlatmak

“Anlatma, göster” yaygın bir öğüttür ve her yerde geçerli değildir. Doğrusu şu: önemli olanı göster, gerisini anlat.

Okurun hissetmesini istediğin an — bir kayıp, bir karar, bir karşılaşma — sahne olarak yazılır: eylem, diyalog, ayrıntı. Ama üç günün nasıl geçtiğini, karakterin işe nasıl gidip geldiğini anlatmak bir cümle işidir. Her şeyi sahneleyen metin, okuru asıl sahneye geldiğinde yorgun yakalar.

Pratik ölçü: bir bölümde en fazla iki üç şey “gösterilir”. Gerisi hızlandırılır. Bir sahnenin hangi kategoriye girdiğini anlamanın yolu şu soruyu sormaktır: burada bir şey değişiyor mu, yoksa sadece zaman mı geçiyor?

6

Bölüm sonu

Bölüm sonu, okurun devam edip etmeyeceğine karar verdiği yerdir. Dört işe yarar kapanış tipi:

Yeni soru

Bölümün açtığı soru cevaplanır, ama cevap yeni bir soru doğurur. En sağlam kapanış budur; okur cevap aldığı için tatmin olur, soru kaldığı için devam eder.

Karar anı

Karakter bir karar verir ve bölüm o kararın uygulanmasından hemen önce biter. Okurun kafasında sahne kendiliğinden devam eder.

Ters bilgi

Son cümle, okurun bölüm boyunca kurduğu resmi değiştirir. Fazla kullanılırsa yorar; bir kitapta iki üç kez işe yarar.

Sessiz kapanış

Yüksek gerilimli bir bölümden sonra sakin, somut bir görüntüyle bitir. Okura nefes verir ve bir sonraki bölümün hızlanmasına yer açar.

Birlikte yazılan bir kitapta bölüm sonunun ikinci bir işi daha var: devamını başkası yazacak. Kapanışı bir sonraki yazara çalışacak biçimde bırak — bir soru aç, bir kapı arala, ama devamını tek bir yola hapsetme.

7

Yazar bloğu

Yazar bloğu çoğu zaman bir motivasyon sorunu değil, bir bilgi sorunudur.

Yazamıyorsan, çoğu durumda sahnenin sonunda neyin değişeceğini bilmiyorsundur. Ekrana bakmak bu bilgiyi getirmez; sahneyi tek cümlede özetlemeye çalışmak getirir.

Tıkandığında sırayla dene:

  • Sahnenin amacını yaz. “Bu sahnenin sonunda şu değişmiş olacak” cümlesini kur. Kuramıyorsan sahne henüz yok demektir.
  • Kötü yazma iznini kendine ver. İlk taslağın işi iyi olmak değil, var olmak. Düzeltilecek bir metin, olmayan bir metinden her zaman iyidir.
  • Sırayı boz. Sıradaki sahneyi yazamıyorsan iki sahne sonrasını yaz. Aradaki boşluk çoğu zaman kendiliğinden dolar.
  • Yarım bırak. Yazmayı, ne yazacağını bildiğin bir yerde bırak. Ertesi gün boş sayfaya değil, yarım cümleye dönersin.
  • Süre koy. Yirmi dakika ve tek kural: silme. Kısa ve tekrarlanabilir bir seans, ilhamı beklemekten daha çok metin üretir.
  • Başkasının bıraktığı yerden devam et. Boş sayfanın en kolay çözümü, boş olmayan bir sayfadır. Bir başkasının yazdığı bölümün devamını yazmak, sıfırdan başlamaktan çok daha hızlıdır.
8

Hikâye fikri bulmak

Fikir bir ilham anı değil, bir işlemdir. Dört yöntem:

İki alakasız şeyi çarpıştır

Bir meslek ve bir tuhaflık seç, aynı cümleye koy. “Gece vardiyasındaki bir istasyon görevlisi” artı “tarifede hiç değişmeyen bir satır”.

“Ya olsaydı” sorusu

Bildiğin bir kuralı boz. Ya bir şehirde herkes aynı anda aynı rüyayı görüyorsa? Sorunun cevabını değil, sorunun içindeki karakteri ara.

Kendi korkun

En iyi malzeme, kimseye anlatmadığın şeydir. Onu birebir yazmak zorunda değilsin; başka bir kılıkta yazmak yeter ve genellikle daha iyi olur.

Haber artı ayrıntı

Gerçek bir olayı al, içine yalnız senin bilebileceğin bir ayrıntı koy. Hikâyeyi inandırıcı yapan büyük olay değil, küçük ayrıntıdır.

Fikri bulduktan sonra onu bir sahneye indir. “Terk edilmiş bir tren istasyonu” bir fikirdir; “Nihal, on iki yıldır kalkmayan bir trenin tarifesini her gece kontrol eder” bir sahnedir. Yazılabilir olan ikincisidir.

9

İkinci geçiş kontrol listesi

İlk taslağı bitirdikten sonra, göndermeden önce hızlı bir geçiş. Sırayla altı soru:

  • İlk paragrafta somut bir şey oluyor mu, yoksa hazırlık mı yapıyorum?
  • Bu bölümde ne değişti? Tek cümleyle söyleyebiliyor muyum?
  • Sildiğimde hiçbir şey kaybolmayan paragraf hangisi? (Genellikle vardır.)
  • Diyaloglardan isimleri silsem kimin konuştuğu anlaşılıyor mu?
  • Aynı sıfatı kaç kez kullandım? Tekrar eden kelimeler ilk taslakta hep vardır ve ikinci geçişte kolayca görünür.
  • Son cümle, okuru devam ettirecek bir şey bırakıyor mu?

Bir de en zoru: metni yüksek sesle oku. Dilinin takıldığı her yer, okurun da takılacağı yerdir.

10

Tek başına yazmak zorunda değilsin

Bir hikâyeyi bitirmenin en ucuz yolu onu küçültmektir. Story Circle’da yazma birimi kitap değil bölümdür: tek bir bölüm yazıp bırakabilirsin, devamını başka biri yazar.

Bu, yukarıdaki tekniklerin çoğunu daha kolay uygulanabilir kılar — bir sahneyi düzgün kurmak, üç yüz sayfalık bir romanı planlamaktan çok daha küçük bir iştir.

Okuma ekranında bir bölümün ilk paragrafları; üstte kitabın adı ve bölüm numarası, bölüm başlığının yanında yazarın adı, altta yazı boyutu ve yorum düğmelerinin bulunduğu okuma şeridi.
Okuma ekranı: her bölümün üstünde onu yazan kişinin adı durur.

Yazmayı öğrenmenin en hızlı yolu, yazdığın şeyin okunmasıdır. Story Circle’da bir kitabın boş bölümünü kilitler, yazar ve gönderirsin; bölüm otomatik içerik denetiminden geçtiğinde kimsenin onayını beklemeden yayımlanır ve kitabın kalıcı bir parçası olur.

Başlangıç için iyi bir yol, kendi kitabını kurmak yerine başkasının kitabında boş bir bölüm yazmaktır: dünya, karakterler ve ton hazırdır; senin işin yalnız bir sahne kurmaktır.

Ortak yazmanın nasıl işlediğini birlikte kitap yazma sayfasında, dallanan hikâyelerin nasıl kurulduğunu interaktif kurgu sayfasında anlatıyoruz.

Sık sorulanlar

Yazmayla ilgili sorular

Hikâyeye nereden başlamalıyım?

Fikirden değil, sahneden. Bir karakterin bir şeyi istediği ve alamadığı ilk anı yaz. “Ne anlatacağım” sorusunun cevabı genellikle yazarken bulunur; “kim, nerede, ne istiyor” sorusunun cevabı ise yazmadan önce bilinebilir ve ilk sayfayı yazmak için fazlasıyla yeter.

Yazar bloğu nasıl aşılır?

Yazar bloğu çoğu zaman motivasyon değil bilgi sorunudur: sahnenin sonunda neyin değişeceğini bilmeden sahneyi yazmaya çalışıyorsundur. Önce tek cümleyle “bu sahnenin sonunda şu değişmiş olacak” yaz, sonra sahneyi yaz. İşe yaramazsa sahneyi atla ve bir sonrakini yaz; sıralı yazmak zorunda değilsin.

Bir bölüm kaç kelime olmalı?

Herkes için geçerli bir sayı yok. İyi bir ölçü, okurun tek oturuşta bitirebileceği uzunluktur — telefonda okunuyorsa bu birkaç dakikadır. Kısa bölüm, uzun bölümden daha az iş değildir; genellikle daha fazla iştir.

İyi diyalog nasıl yazılır?

İnsanlar istediklerini nadiren doğrudan söyler. İyi diyalog, iki kişinin farklı şeyler isteyip aynı konuyu konuşmasıdır. Konuşmayı bilgi taşımak için değil, istekleri çarpıştırmak için kullan; bilgi zaten arada sızar.

Yazdıklarımı nerede paylaşabilirim?

Bir bölümü bitirdiğinde onu okuyacak birinin olması, yazmaya devam etmenin en sağlam nedenidir. Story Circle bunun için kurulmuş bir uygulama: bir kitabın boş bölümünü kilitleyip yazıyorsun, bölüm otomatik denetimden geçtiğinde yayımlanıyor ve devamını başka biri yazıyor.

Uygulamayı edinin

Bir bölüm yaz, gerisini topluluk yazsın

Story Circle Android için hazırlanıyor. Yayın tarihini ve haberleri buradan duyuracağız.